logo

BAŞINIZI AKLINIZLA , KALBİNİZİ MANEVİYATLA DOLDURUN

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com
BAŞINIZI AKLINIZLA , KALBİNİZİ MANEVİYATLA DOLDURUN

Herkese selamlar

Efendim Ramazan ‘ın yarısından fazlasını geçmiş bulunurken bayram hazırlıkları da yurdun dört bir yanında başladı bile.
Mübarek Ramazan’ın gönüllere vefa bedenlere şifa olduğu 18. Günündeyken Şükür ki yurt genelinde aman aman büyük mevzulara denk gelmedik gelmeyelim de inşaallah.
Geçtiğimiz hafta Kemer’de bir ilk ile karşılaşmanın manevi hazzını yaşadım. Ak parti Kemer gençlik kolları Arslanbucak mahallesinde Sahur çadırı kurmuş ,sağolsunlar davet edildik.
Pırıl pırıl gençler sahur çadırı kurma fikrini harekete geçirerek gece 23:00 da başlayıp sahur vaktine kadar açık tuttukları ve bir çoğumuzu çocukluğumuza götüren böylesi güzel bir etkinliğe imza atmışlar.
İftar çadırlarına alışık olup sahur çadırı fikrini hiç düşünmemişken ortaya yaktıkları ateş ve etrafında toplanan misafirlere her türlü ikramı sundukları sahur çadırı içimi ısıttı diyebilirim , kutluyorum gençleri.
Her daim Kemer de yapılan yenilikleri desteklemeye açık bir gazeteci olarak bu hafta köşemde yazmadan geçemeyeceğim izninizle.
Samimi ve sıcak sohbet eşliğinde kaynaşmanın , Ramazan’ın açık anlamının paylaşmak olduğu bu günlerde bence ziyaret etmelisiniz derim.
Kemer belediyesi de bu bağlamda bölge bölge iftar çadırlarını kurdu , başkan Necati Topaloğlu kemerliler ile tek tek ilgilendi.
Ramazan ayını bu şekilde yad ederken belediye zabıta ekipleri de boş durmadı, ilçede ki tüm gıda satışı yapan yerler tek tek denetlendi. Malum insan sağlığı önemli hoca da eğitimle anılmak tamam oldu da birde gıda denetimlerini arttırıp kaçak yapıları da görmezden gelmeyelim dedi gelmedi de.
Biliyorsunuz ki çıralıda ki kaçak yapılaşma da Kemer belediyesi dur dedi ve ard arda tespit edilen yerler yıkılmaya başlandı.
Ramazan da olacak şey mi diyenlerinizi de duyar gibiyim cevap ; olur kardeşim bal gibi de olur zaten sen kaçak yapı ile değirmenin suyunu döndürürken aldığın abdestten şüphe duyman da gerekir ondan dolayıdır ki gayette olur.
Elma ile armut’u kimse karıştırmasın , kim kime ne aklı ne sözü veriyorsa öyle olmuyor işte böyle oluyor , size verilen sözler işte böyle havada kalıyor sonu hüsran..
Neyse bu ve bunun gibi daha çok haber yaparız malum burası kemer , kaçağı tefesi tüfesi bol kemer yakında daha kötü kokular çıkacağı da aşikar..
Gelelim bugünün asıl önemine;
18 Mart 1915 günü denizden gelen düşmanın hüsrana uğradığı zafer günüdür. Çanakkale boğazını gemilerle geçemeyen düşman kuvvetleri, topraklarımıza karadan girmeyi denemişlerdir. 19. Tümen Komutanı Mustafa Kemal Atatürk -Süngü tak- emrini vermiş, düşmana karada da hüsrana uğratmıştır. Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk’ün önderliğinde, ayaklarında sırıklarıyla ölmeye giden vatan evlatlarının tüm imkansızlıklara rağmen düşmana Türk’ün gücünü gösterdiği bir zaferdir.
Çanakkale bir vatan şairimizin;
“Sahipsiz vatanın batması haktır,
Sen sahip çıkarsan bu vatan batmayacaktır.” dediği, aslan neferimizin yattığı yerdir.
Vatanımıza sahip çıkmaya her anlamda devam ettiğimiz günlerin daim olması dileğiyle sevgiler..

245 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

    31 Aralık 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı? Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, y...
  • Yangınlar Kader Değil, İhmallerin Sonucu

    23 Eylül 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Her yaz aynı manzara: Alevler yükseliyor, ormanlarımız kül oluyor, biz yine sadece izliyoruz. Sonra birkaç günlüğüne gündem oluyor, ardından unutuluyor. Ta ki bir sonraki yangına kadar… Artık açık konuşalım: Bu yangınların çoğu “kader” değil, ihmalin, duyarsızlığın ve sorumsuzluğun sonucu. Yetersiz önlemler, eksik ekipmanlar, geç müdahaleler… Ve en acısı, bilinçsiz insanların doğayı hoyratça kullanması. Bir ormana atılan izmarit, söndürülmemiş bir mangal, doğada bırakılan cam şişe… Bunların her biri sadece bir dikkatsizlik değil, cinayet...
  • İÇİMİZE SU SERPİN

    12 Ağustos 2025 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Efendim herkese selamlar dememi özlediniz diye düşünüyorum ) Epeydir köşe yazısı ile karşınıza gelemedim ancak içinde bulunduğumuz durumları da naçizane değerlendirmek istedim. Bildiğimiz üzere uzun zamandır orman yangınları ile mücadele ediyoruz , havanın sıcaklığı termometreleri dahi patlatırken olan yine güzelim ormanlarımıza , masum hayvanlara ve maalesef ki canını hiçe sayan şehitlerimize oldu. Nice ocaklara yine ateş düştü, vatanının bir karış toprağına , canlısına , zarar gelmesin diye canla başla çalışan kaç kişiyi de yangına kur...
  • CİĞERLERİMİZ YANDI

    03 Temmuz 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Günlerdir ülkemin neredeyse dört tarafı yandı bitti. İçimiz buruk biri sönmeden bir diğeri başlıyor , hiç bir müdahale yeterli kalmazken kontrol altına dahi alınamadı İzmir’de ki yangınlar.Rabbim beterinden korusun diyoruz fakat daha ne kadar beteri olabilir diye de düşünmeden edemiyorum.Binlerce belki de milyonlarca ormanda yaşayan canlı yanarak kül oldu her açıdan ormanları yitirmenin acısı oksijenin azalması onlarca hektar ağacın yok olması zaten son derece korkunç senaryoları hazırladı bile.Gün geçmiyor ki bir yangın haberi almayalım son b...