logo

HEM KALPLER HEM YÜREKLER ISINDI

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com
HEM KALPLER HEM YÜREKLER ISINDI

Bedenin ruhla daha çok birleştiği, ruhsal, moral ve sosyal sağlığın güçlendiği özel zamanlara dönüştüren mübarek Ramazan hoş geldin.

Ramazan ayı ve onun simgesi olan oruç süreci, manevi bir iyileştirici ve mükemmel ruhsal bedensel doktor vazifesi de gördüğünden sağlığımızı da her alanda olumlu yönde etkilediği kuşkusuz. Bana göre bu ayın sağlığımıza getirdiği en önemli armağan “huzur” sözcüğü çünkü bu ay kendimizle daha sık baş başa kalma, samimi iç hesaplaşmalar yapma, yanlışlarımızdan vazgeçip fazlalıklarımızdan kurtulma, güzel yanlarımızı çoğaltıp çirkin yanlarımızdan arınma ve daha dingin yolculuklara çıkma için önemli bir fırsat. Huzurun bir değil, birden çok anahtarının olduğunu hepimiz biliyoruz. Bu anahtarların birincisinin ise “maneviyat” olduğundan hiçbirimizin şüphesi elbette yok, zaten bu nedenle de ramazan ayı boyunca birbirimizle daha çok görüşmeye, dargınlıkları unutup barışmaya ağırlık vermiyor muyuz ? birlikte yaşadığımız toplumla daha güçlü ve daha derin bağlar oluşturmaya özen göstermiyor muyuz? bugünden başlayarak aile büyüklerimizi ve akrabalarımızı ziyaret planı hazırlayıp İhtiyacı olanların ihtiyacını gidermeye, imkânınızı diğer insanlarla paylaşmaya bakalım derim.
Doğanın ve duanın gücünden daha fazla istifade ederek her duadan sonra belirli bir süreyi maneviyatımızı güçlendirmeye ve ruhsal bagajımızı boşaltmaya ayırmakta hepimize eminim iyi gelecektir.
Ramazan ayı süresince iyimserlik, yardımseverlik, affedicilik, hoşgörü, iltifat, sevgi gibi sözcüklere daha yakın durmaya, kıskançlık, korku, endişe, düşmanlık, öfke ve kin gibi duygulardan uzak olmaya bakarak
bu kutlu aydan ziyadesiyle istifade etmek kaçırılmayacak bir mükemmellik olacaktır.

Gelelim bu haftaki köşe yazımızın ikinci önemli konusu olan 8 Mart dünya kadınlar gününe..

8 Mart Dünya Kadınlar Günü, ya da bir diğer adıyla Dünya Emekçi Kadınlar Günü, Dünya Kadınlar Günü’nün kökleri, işçi hakları hareketlerine dayanıyor ve 8 Mart Birleşmiş Milletler (BM) tarafından da Dünya Kadınlar Günü olarak kabul ediliyor.

Bugün neredeyse tüm dünyada ses getiren eylemlere sahne olan 8 Mart’ın tohumları 1908 yılında, New York’ta 15 bin çalışan kadının daha kısa mesai süreleri, daha yüksek maaş ve seçme hakkı talep etmesiyle atılmış , bir yıl sonra Amerika Sosyalist Partisi 8 Mart’ı Ulusal Kadınlar Günü ilan etmiş. Bu özel günü uluslararası hale getirme fikrini ortaya atan ilk kişi ise Clara Zetkin miş vallahi şahsım ve hemcinslerim adına sayın Zetkin’e teşekkür ediyorum )) böylesi kıymetli anne ve anne adaylarının , doğuran , büyüten yediren içiren , toprağa , suya ve hatta yaşama can veren biz kadınlara bu günün armağan edilmesini vesile kıldığı için..

Bahar geldi cemreler düştü hava ısındı umarım kalplerimizin de ısındığı , umduğumuzu bulduğumuz isteklerimize dileklerimize kavuştuğumuz nice baharlar yazlar görürüz , ümitsiz kalplere deva hastalara şifa, en büyük dileğimiz bunlar olsun diyelim o zaman ve son olarak nezdinizde tüm islam aleminin Ramazan-ı Şerif’ini ve tüm kadınlarımızın 8 mart dünya kadınlar gününü kutlar dualarımızın iyilikten yana olmasını temenni ederim sevgiler..

Sezen Turhan

229 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

    31 Aralık 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı? Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, y...
  • Yangınlar Kader Değil, İhmallerin Sonucu

    23 Eylül 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Her yaz aynı manzara: Alevler yükseliyor, ormanlarımız kül oluyor, biz yine sadece izliyoruz. Sonra birkaç günlüğüne gündem oluyor, ardından unutuluyor. Ta ki bir sonraki yangına kadar… Artık açık konuşalım: Bu yangınların çoğu “kader” değil, ihmalin, duyarsızlığın ve sorumsuzluğun sonucu. Yetersiz önlemler, eksik ekipmanlar, geç müdahaleler… Ve en acısı, bilinçsiz insanların doğayı hoyratça kullanması. Bir ormana atılan izmarit, söndürülmemiş bir mangal, doğada bırakılan cam şişe… Bunların her biri sadece bir dikkatsizlik değil, cinayet...
  • MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ

    28 Ağustos 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Herkese selamlar, bu hafta ki köşe yazımın çok daha büyük bir önemi var, dilim döndüğünce gönlümdeki , zihnimdeki önemini paylaşmaya çalışacağım.. ÜLKENİN düşman işgalinden kurtulduğu büyük zaferin yıldönümü... Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'den verdiği taarruz emri, genç Türkiye'nin özgürlük öncesi attığı son adım olarak geçti tarih sayfalarına. Saat 04.30'da Türk topçusunun ateşiyle başlayan Büyük Taarruz, Mehmetçiğin süngü savaşıyla devam ederken 30 Ağustos 1922'de savaş, Türk ordusunun kesin zafe...
  • İÇİMİZE SU SERPİN

    12 Ağustos 2025 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Efendim herkese selamlar dememi özlediniz diye düşünüyorum ) Epeydir köşe yazısı ile karşınıza gelemedim ancak içinde bulunduğumuz durumları da naçizane değerlendirmek istedim. Bildiğimiz üzere uzun zamandır orman yangınları ile mücadele ediyoruz , havanın sıcaklığı termometreleri dahi patlatırken olan yine güzelim ormanlarımıza , masum hayvanlara ve maalesef ki canını hiçe sayan şehitlerimize oldu. Nice ocaklara yine ateş düştü, vatanının bir karış toprağına , canlısına , zarar gelmesin diye canla başla çalışan kaç kişiyi de yangına kur...