logo

Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com
Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor.

Ama madalyonun bir de diğer yüzü var.

Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, yanlış bir imza nedeniyle, bir anlık öfke ya da çaresizlikle cezaevine düşmüş insanlar… Suç makinesi olmayan, topluma yeniden kazandırılabilecek, pişmanlığını omuzlarında taşıyan binlerce kişi. Aynı kapıdan çıktılar ama aynı kefeye konuldular.

Asıl soru şu:
Bu ayrım neden yapılmıyor?

Bir yanda dolandırıcılığı meslek edinmiş, insanları sömürmeye alışmış, her fırsatta yeni mağdurlar yaratan tipler… Diğer yanda hayatı boyunca suçla yan yana gelmemiş ama sistemin dişlileri arasında ezilmiş insanlar. Aynı cezaevi, aynı tahliye, aynı bakış.

Peki ya bu dolandırıcılar, bu profesyonel suçlular ne olacak?
Neden en çok onlar “yeniden aramızda” oluyor da, dürüst bir hayat kurmaya çalışanlar toplumdan dışlanıyor?

Ceza, sadece dört duvar arasında geçirilen zaman mıdır?
Yoksa asıl ceza, adalet duygusunun yitirilmesi midir?

Toplumun güvenliği için tahliye bir lütuf değil, ciddi bir sorumluluktur. Kimlerin gerçekten ıslah olduğu, kimlerin ilk fırsatta yeniden suçun yolunu tuttuğu artık açıkça ortadayken, hâlâ kör bir eşitlikten söz etmek vicdana sığar mı?

Soruyorum size:
Suçun bedelini kim ödüyor?
Ve biz gerçekten doğru insanları mı affediyoruz?

107 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Yangınlar Kader Değil, İhmallerin Sonucu

    23 Eylül 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Her yaz aynı manzara: Alevler yükseliyor, ormanlarımız kül oluyor, biz yine sadece izliyoruz. Sonra birkaç günlüğüne gündem oluyor, ardından unutuluyor. Ta ki bir sonraki yangına kadar… Artık açık konuşalım: Bu yangınların çoğu “kader” değil, ihmalin, duyarsızlığın ve sorumsuzluğun sonucu. Yetersiz önlemler, eksik ekipmanlar, geç müdahaleler… Ve en acısı, bilinçsiz insanların doğayı hoyratça kullanması. Bir ormana atılan izmarit, söndürülmemiş bir mangal, doğada bırakılan cam şişe… Bunların her biri sadece bir dikkatsizlik değil, cinayet...
  • MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ

    28 Ağustos 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Herkese selamlar, bu hafta ki köşe yazımın çok daha büyük bir önemi var, dilim döndüğünce gönlümdeki , zihnimdeki önemini paylaşmaya çalışacağım.. ÜLKENİN düşman işgalinden kurtulduğu büyük zaferin yıldönümü... Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'den verdiği taarruz emri, genç Türkiye'nin özgürlük öncesi attığı son adım olarak geçti tarih sayfalarına. Saat 04.30'da Türk topçusunun ateşiyle başlayan Büyük Taarruz, Mehmetçiğin süngü savaşıyla devam ederken 30 Ağustos 1922'de savaş, Türk ordusunun kesin zafe...
  • İÇİMİZE SU SERPİN

    12 Ağustos 2025 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Efendim herkese selamlar dememi özlediniz diye düşünüyorum ) Epeydir köşe yazısı ile karşınıza gelemedim ancak içinde bulunduğumuz durumları da naçizane değerlendirmek istedim. Bildiğimiz üzere uzun zamandır orman yangınları ile mücadele ediyoruz , havanın sıcaklığı termometreleri dahi patlatırken olan yine güzelim ormanlarımıza , masum hayvanlara ve maalesef ki canını hiçe sayan şehitlerimize oldu. Nice ocaklara yine ateş düştü, vatanının bir karış toprağına , canlısına , zarar gelmesin diye canla başla çalışan kaç kişiyi de yangına kur...
  • CİĞERLERİMİZ YANDI

    03 Temmuz 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Günlerdir ülkemin neredeyse dört tarafı yandı bitti. İçimiz buruk biri sönmeden bir diğeri başlıyor , hiç bir müdahale yeterli kalmazken kontrol altına dahi alınamadı İzmir’de ki yangınlar.Rabbim beterinden korusun diyoruz fakat daha ne kadar beteri olabilir diye de düşünmeden edemiyorum.Binlerce belki de milyonlarca ormanda yaşayan canlı yanarak kül oldu her açıdan ormanları yitirmenin acısı oksijenin azalması onlarca hektar ağacın yok olması zaten son derece korkunç senaryoları hazırladı bile.Gün geçmiyor ki bir yangın haberi almayalım son b...