logo

MİLLİ MÜCADELENİN VE BAĞIMSIZLIĞIN SEMBOLÜ

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com

İstiklal Savaşı, Türk milletinin maddi ve manevi tüm varlığını ortaya koyduğu benzersiz bir kurtuluş destanıdır. Milli mücadele yolunda ilk adım 19 Mayıs 1919 sabahı Mustafa Kemal Paşa’nın Samsun’a ayak basması ile atıldı. Çok zorlu ama inançlı bir mücadeleyle geçen üç yılın ardından 26 Ağustos 1922’de günün ilk ışıklarıyla başlayan Büyük Taarruz, 30 Ağustos günü Başkomutanlık Meydan Muharebesi’nde kazanılan büyük zaferle sonuçlandı. Bu zafer, sadece silahlı bir mücadeleyi değil, aynı zamanda ulusal birlik ve beraberliği, vatan sevgisini ve özgürlük tutkusunu da simgeliyordu. Zafer, bağımsızlık yolunda döşenen en sağlam taşlardan birisi oldu. Ulusal kimliğimiz ve değerlerimiz zaferle birlikte daha da pekişti ve bağımsızlık mücadelesi veren diğer milletlere de ilham verdi.

Mustafa Kemal Atatürk’ün askeri ve siyasi dehasının önderliğinde gerçekleşen, işgal altındaki güçsüz topraklardan bağımsız Türkiye Cumhuriyeti’ne uzanan bu yolda tarihi bir dönüm noktası olan 30 Ağustos Zaferi’ni 1926 yılından beri Zafer Bayramı olarak kutluyoruz.

30 Ağustos kutlamalarının milli bayram olarak ilan edilmesi 1926 yılında gerçekleşti ve bayram Türk ordusuna ithaf edildi. Başlangıçta daha sade törenlerle kutlanırken 1960’lı yıllardan itibaren daha kapsamlı ve geniş katılımlı törenler düzenlenmeye başladı.

Tarihimizin en önemli dönüm noktalarından birisi olan Büyük Taarruz sürecinde kilit rol oynayan mekânlar ve güzergâhlar, ulusal mirasımızın bir parçası olarak koruma altına alınmış durumda. Başkomutan Mustafa Kemal Paşa ve komutanlarının 25 Ağustos 1922 gecesi Kocatepe’ye ulaşmak için gerçekleştirdikleri yürüyüş ise somut olmayan kültürel mirasımız olarak her yıl 25 Ağustos gecesi “Zafer Yürüyüşü” adı altında yeniden yaşatılıyor.

Nice Zaferlere Bayramımız kutlu olsun..

626 Kez Görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sapla Samanı Karıştırmadan, Antalya’nın Güzelliklerine Bakalım

    28 Ağustos 2026 Antalya, Genel, Kemer, Kemer Güncel, KONYAALTI, Köşe Yazıları, Turizm

    Antalya’da, özellikle de Kemer’de son dönemlerde bazı tartışmalara bakıyorum da insan ister istemez aynı soruyu soruyor: Biz gerçekten bu şehrin güzelliklerini mi konuşmak istiyoruz, yoksa her güzel işin üzerine bir parça siyaset serpiştirip tadını mı kaçırıyoruz? Ben şahsım adına bundan böyle tercihini daha net ortaya koymak istiyorum: Antalya’nın güzelliklerini, Kemer’in değerlerini ve bölgemizde yapılan iyi işleri daha fazla paylaşmayı yeğleyeceğim. Çünkü Antalya, kimimizin doğduğu, kimimizin doyduğu, kimimizin çocuklarını büyüttüğü m...
  • Bayramın Gerçek Anlamı: Paylaşmak, Hatırlamak ve Umudu Kaybetmemek

    26 Mayıs 2026 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kurban Bayramı, sadece takvimde yer alan dini bir gün değil; paylaşmanın, dayanışmanın, kırgınlıkları geride bırakmanın ve insan olmanın yeniden hatırlandığı özel zamanlardan biridir. Bayram sabahı erken saatlerde sokaklara yayılan o tanıdık telaş, çocukların heyecanı, büyüklerin duaları ve kapıları çalan misafirler aslında bizi biz yapan değerlerin hâlâ yaşadığını gösterir. Bugün modern hayatın yoğunluğu içinde birçok şeyi hızla tüketiyoruz. Zamanı, ilişkileri, hatta bazen sevgiyi bile… Ancak bayramlar bize yavaşlamayı, birbirimizi yeniden...
  • Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına

    18 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına Bir ay boyunca sabırla, sükûnetle, kimi zaman içimize dönerek, kimi zaman paylaşarak yaşadığımız Ramazan’ı geride bıraktık. Her iftar sofrasında biraz daha çoğalan bereket, her sahurda edilen dua ve her gün tutulan oruçla aslında sadece aç kalmadık; ruhumuzu da doyurduk. Şimdi ise o güzel ayı uğurlayıp, bayramın sıcaklığına adım atıyoruz. Ramazan, sadece bir ibadet ayı değil; aynı zamanda hatırlama ayıdır. Unuttuklarımızı hatırladığımız, ihmal ettiklerimizi telafi etmeye çalıştığımız bir ...
  • Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

    31 Aralık 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı? Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, y...