logo

HAYATIMA DOKUNAN İNSAN”EMİN ALTINER”

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com

Her insanın hayatına dokunan önemli insanlar vardır.

Hep ona bir şey sormak istersin, hep ondan bir şey öğrenmek istersin.

Şu konuda bilgim yok, nasıl yapalım dersin ?

Fikir alırsın…

Çünkü o insanlar senin şu an geçtiğin yaşlardan çok önce geçmişlerdir…

Olaylara ve yaşama senden daha iyi bakabilir ve farklı açılardan sana fikirler verebilirler.

Muhabbetleri, sohbetleri o kadar tatlıdır ki kaybetmekten korkarsın.

Ulaşamadığında da, beni sevmiyor mu acaba, neden benimle ilgilenmiyor diye kendi kendine kuruntu yapıp kızarsın.

Paylaşamazsın…

İşte Emin Altıner Bey Amcam benim için bu insanlardan birisidir.

Kente değer katan, benim ona “Antalya’nın Vefa Limanı ” dediğim şahsına münhasır bir amcamdır…

Amca dediğime de bakılmasın…

Rahmetli babacığımın kundak arkadaşı olduğu için ve Amca demek baba yarısı anlamına da geldiği için benim Emin Amcamdır o…

Yoksa bürokratik bir ortamda, ya da özel bir toplantı da ben de Emin Bey demeyi, insanlara ne zaman, hangi şekilde hitap edileceğini bir çok insandan daha iyi bilenlerdenim.

Emin Amcam, Abi denebilecek kadar da yakışıklıdır…

Bazen otururuz, saatlerce sohbet ederiz…

Memleket için öyle güzel fikirleri vardır ki…

Saatlerce susar ve onu dinlerim…

“Bir keresinde Onur baksana şu Yat Limanına neyi eksik buranın Portofino’dan ?

Denizin ortasına bir sahne kuruluyor, ve bir dünya starı burada konser veriyor…

Tüm Dünya Antalya’yı izliyor demişti…”

Emin Amcam bu kentin çok değerli aktörlerinden birisidir…

Verdiği fikirler önemlidir.

Antalya’ya değer katmış insanların heykellerini bile diktirmiştir.

Düzenlediğimiz geceler…

Yaptığımız düetler….

Hazırladığı belgesel niteliğinde kısa ve öz filmler…

Daha neler neler…

Şimdi gelelim bu yazıyı neden kaleme aldığıma…

Neden mi yazdım bu yazıyı ?

Babamın bir resmi çıkıverdi karşıma…

Emin Amca, Babam, Firuzan Abi oturmuşlar bir yerde…

Duygulandım sanırım ve özledim de…

Sonuçta ben de bir insanım, özlüyorum….

Yazmayı da seviyorum.

Herşey geçiyor yazı kalıyor.

Geçen Emin Amcamla buluştuğumuzda da, bakışların aynı babana benzemeye başladı Onurum dedi bana…

İçime bir ok saplandı…

O da çok özlemiş babamı…

Uzun lafın kısası…

Emin Altıner Bey Amcam bu kentin, kültür, sanat, edebiyat, festival ve her alanda fikri alınması gereken birisidir.

Yaşarken kıymetini bilelim.

Not: Emin Amcamın oğlu Yalınımı da çok seviyorum.

“Bana Onur abicim derken gözlerinin içi parlıyor kardeşimin”

Onun da ben bir ömür abisiyim, o da benim erkek kardeşim.

Çok sevgilerimle.

796 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

    31 Aralık 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı? Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, y...
  • Yangınlar Kader Değil, İhmallerin Sonucu

    23 Eylül 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Her yaz aynı manzara: Alevler yükseliyor, ormanlarımız kül oluyor, biz yine sadece izliyoruz. Sonra birkaç günlüğüne gündem oluyor, ardından unutuluyor. Ta ki bir sonraki yangına kadar… Artık açık konuşalım: Bu yangınların çoğu “kader” değil, ihmalin, duyarsızlığın ve sorumsuzluğun sonucu. Yetersiz önlemler, eksik ekipmanlar, geç müdahaleler… Ve en acısı, bilinçsiz insanların doğayı hoyratça kullanması. Bir ormana atılan izmarit, söndürülmemiş bir mangal, doğada bırakılan cam şişe… Bunların her biri sadece bir dikkatsizlik değil, cinayet...
  • MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ

    28 Ağustos 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Herkese selamlar, bu hafta ki köşe yazımın çok daha büyük bir önemi var, dilim döndüğünce gönlümdeki , zihnimdeki önemini paylaşmaya çalışacağım.. ÜLKENİN düşman işgalinden kurtulduğu büyük zaferin yıldönümü... Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'den verdiği taarruz emri, genç Türkiye'nin özgürlük öncesi attığı son adım olarak geçti tarih sayfalarına. Saat 04.30'da Türk topçusunun ateşiyle başlayan Büyük Taarruz, Mehmetçiğin süngü savaşıyla devam ederken 30 Ağustos 1922'de savaş, Türk ordusunun kesin zafe...
  • İÇİMİZE SU SERPİN

    12 Ağustos 2025 Genel, Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Efendim herkese selamlar dememi özlediniz diye düşünüyorum ) Epeydir köşe yazısı ile karşınıza gelemedim ancak içinde bulunduğumuz durumları da naçizane değerlendirmek istedim. Bildiğimiz üzere uzun zamandır orman yangınları ile mücadele ediyoruz , havanın sıcaklığı termometreleri dahi patlatırken olan yine güzelim ormanlarımıza , masum hayvanlara ve maalesef ki canını hiçe sayan şehitlerimize oldu. Nice ocaklara yine ateş düştü, vatanının bir karış toprağına , canlısına , zarar gelmesin diye canla başla çalışan kaç kişiyi de yangına kur...