logo

Bayramın Gerçek Anlamı: Paylaşmak, Hatırlamak ve Umudu Kaybetmemek

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com
Bayramın Gerçek Anlamı: Paylaşmak, Hatırlamak ve Umudu Kaybetmemek

Kurban Bayramı, sadece takvimde yer alan dini bir gün değil; paylaşmanın, dayanışmanın, kırgınlıkları geride bırakmanın ve insan olmanın yeniden hatırlandığı özel zamanlardan biridir. Bayram sabahı erken saatlerde sokaklara yayılan o tanıdık telaş, çocukların heyecanı, büyüklerin duaları ve kapıları çalan misafirler aslında bizi biz yapan değerlerin hâlâ yaşadığını gösterir.

Bugün modern hayatın yoğunluğu içinde birçok şeyi hızla tüketiyoruz. Zamanı, ilişkileri, hatta bazen sevgiyi bile… Ancak bayramlar bize yavaşlamayı, birbirimizi yeniden hatırlamayı öğretiyor. Bir sofranın etrafında toplanmanın, uzak kalan bir akrabayı aramanın, bir yetimin başını okşamanın ne kadar kıymetli olduğunu yeniden fark ediyoruz.

Elbette Türkiye son yıllarda ekonomik anlamda zorlu bir süreçten geçiyor. Artan hayat pahalılığı, geçim sıkıntısı ve insanların omzundaki yük artık herkesin günlük yaşamında hissediliyor. Eskiden bayram alışverişlerinin yapıldığı çarşılar bugün daha temkinli adımlarla geziliyor. Birçok aile, bayram hazırlığını bütçesini zorlamadan yapabilmenin hesabını yapıyor. Ama tüm bu zorlukların arasında dikkat çeken başka bir gerçek daha var: İnsanlarımız hâlâ paylaşmayı bırakmıyor. Belki eskisi kadar büyük sofralar kurulamıyor ama bir tabak yemeği bölüşme kültürü hâlâ bu topraklarda yaşamaya devam ediyor.

Bayramın asıl ruhu da tam burada saklı aslında… Gösterişte değil, samimiyette… Büyük hediyelerde değil, içten edilen bir “iyi bayramlar” dileğinde…

Kurban Bayramı; yalnızca kurban kesmek değil, kibri kesmek, kırgınlıkları kesmek, öfkeyi ve ayrışmayı da geride bırakabilmektir. Çünkü paylaşmanın olduğu yerde umut vardır. Umudun olduğu yerde ise yeniden ayağa kalkacak bir toplum gücü vardır.

Bu bayramda belki herkesin cebinde aynı imkan yok ama herkesin gönlünde iyiliğe ayıracak küçük bir yer mutlaka vardır. Bir çocuğu sevindirmek, yaşlı bir komşunun kapısını çalmak, uzun süredir konuşulmayan bir dosta selam vermek bile bazen en büyük bayram hediyesi olabilir.

Dileğimiz; bu bayramın ülkemize huzur, bereket ve birlik getirmesi… İnsanların yüzünün biraz daha güldüğü, sofraların biraz daha çoğaldığı, geleceğe dair umutların yeniden filizlendiği günlere vesile olmasıdır.

SAĞLIKLI HUZURLU NİCE BAYRAMLAR DİLERİM..

Etiketler: » » » » »
78 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına

    18 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına Bir ay boyunca sabırla, sükûnetle, kimi zaman içimize dönerek, kimi zaman paylaşarak yaşadığımız Ramazan’ı geride bıraktık. Her iftar sofrasında biraz daha çoğalan bereket, her sahurda edilen dua ve her gün tutulan oruçla aslında sadece aç kalmadık; ruhumuzu da doyurduk. Şimdi ise o güzel ayı uğurlayıp, bayramın sıcaklığına adım atıyoruz. Ramazan, sadece bir ibadet ayı değil; aynı zamanda hatırlama ayıdır. Unuttuklarımızı hatırladığımız, ihmal ettiklerimizi telafi etmeye çalıştığımız bir ...
  • Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

    31 Aralık 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı? Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, y...
  • Yangınlar Kader Değil, İhmallerin Sonucu

    23 Eylül 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Her yaz aynı manzara: Alevler yükseliyor, ormanlarımız kül oluyor, biz yine sadece izliyoruz. Sonra birkaç günlüğüne gündem oluyor, ardından unutuluyor. Ta ki bir sonraki yangına kadar… Artık açık konuşalım: Bu yangınların çoğu “kader” değil, ihmalin, duyarsızlığın ve sorumsuzluğun sonucu. Yetersiz önlemler, eksik ekipmanlar, geç müdahaleler… Ve en acısı, bilinçsiz insanların doğayı hoyratça kullanması. Bir ormana atılan izmarit, söndürülmemiş bir mangal, doğada bırakılan cam şişe… Bunların her biri sadece bir dikkatsizlik değil, cinayet...
  • MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ

    28 Ağustos 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Herkese selamlar, bu hafta ki köşe yazımın çok daha büyük bir önemi var, dilim döndüğünce gönlümdeki , zihnimdeki önemini paylaşmaya çalışacağım.. ÜLKENİN düşman işgalinden kurtulduğu büyük zaferin yıldönümü... Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'den verdiği taarruz emri, genç Türkiye'nin özgürlük öncesi attığı son adım olarak geçti tarih sayfalarına. Saat 04.30'da Türk topçusunun ateşiyle başlayan Büyük Taarruz, Mehmetçiğin süngü savaşıyla devam ederken 30 Ağustos 1922'de savaş, Türk ordusunun kesin zafe...