logo

HEPİMİZ MUTSUZUZ

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com
HEPİMİZ MUTSUZUZ

Söze nasıl başlanır bilemedim desem anlarsınız beni; azıcık yüreği vicdanı, merhameti olan anlar zaten. Herkesten aynı şeyleri duyuyorum görüyorum da kimin içinde hangi kafada yaşadığına halen aklım ermez oldu. Günden güne kötüye giden ülkede haber yapmak haber izlemek dahi içimizden gelmez oldu.

Neden bahsettiğim sanırım aşikar ; minicik çocukların bebeklerin ölümle tecavüzle can verip ahlak yoksunu insan dahi diyemeyeceğim mahlukatların elinde ne yazık ki ülke gündemine oturmasına gönlüm de vicdanımda el vermiyor.

Narin.. adı gibi incecik cılız bedenine belki de yüreğine bu acıları yaşatanları Allah’a havale etmekten başka çaremiz de yok gördüğünüz gibi; kime nasıl güveneceğiz en yakınımız olan akrabalarımız belki de böyle potansiyel suçlu iç dünyaları ne denli karanlık ne denli acımasız işte bunun en büyük örneği oldu Narin Güran..

1 aya yakındır aranan bir kız çocuğu maalesef ki öz amcasının boğarak infaz etmesi ile hayata başlamadan gözlerini yumdu. Asıl suçlu kim peki neden bu durumlara geldik? kendi çocukluğumuzda kimse bizi amcana dayına yakınlarına yaklaşma diye tembihlemezdi fakat son yıllarda hepimiz çocuklarımızı bu tembihlerle büyütmedik mi?

Yıllar günler geçtikçe daha da kötüye gitmemiz ebeveynlerin çocuk yapmama korkularına daha da katkıda bulunur oldu. Korkuyoruz pek tabi insan en yakınına dahi güvenemezken evlat sahibi olup ona nasıl sahip çıkacağının hesabını mı yapmak zorunda kalacaktı ki kaldı…

EĞİTİM ŞART

İşte bir kez daha ispatıdır son günlerde yaşananlar eğitim şart başlığının. Kim ne derse desin bilhassa kız çocuklarını okutun kardeşim kendi ayaklarının üzerinde durmasını bilsin neden örnek teki gibi Narin in annesi yada Sıla’nın annesi gibi..

Bir anne çocuklarını böylesi akıl almaz sapkınlıklardan en yakınlarından korumak için eğitimli olmalı bunun başka bir açıklaması olamaz eğitim kurumlarında her şey den önce artık kız yada erkek olsun bedenlerine dokundurmama öğretiliyor Narin yada Sıla’nın anneleri eğitimli bireyler olsa çalışıp kendi paralarını kazanabilseler idi belki de bu yaşananlara kafa tutabileceklerdi ne de olsa evlattı biri mezarda diğeri entübe edilmiş halde yoğun bakımda hadi sıla iyileşti diyelim psikolojik olarak yaşadıklarını kim çözecek kime güvenecek bundan sonra sözün bittiği yer bu olsa gerek iki çocuk iki ayrı acı..

Allah tüm evlatlarımızı cani sapkın bu pisliklerden korusun tek temennim, bu aralar. Hayat sizin keyifleriniz üzerine kurulu değil anne baba olmayı becerememiş ahlaksızlar hiç bir sosyal medya hesabımda dahi paylaşmaya yüreğim el vermemişken tarifsiz gidişatın acının bir kaç satırıdır naçizane..

Merhamet ve vicdanlı günlere…

400 Kez Görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sapla Samanı Karıştırmadan, Antalya’nın Güzelliklerine Bakalım

    28 Ağustos 2026 Antalya, Genel, Kemer, Kemer Güncel, KONYAALTI, Köşe Yazıları, Turizm

    Antalya’da, özellikle de Kemer’de son dönemlerde bazı tartışmalara bakıyorum da insan ister istemez aynı soruyu soruyor: Biz gerçekten bu şehrin güzelliklerini mi konuşmak istiyoruz, yoksa her güzel işin üzerine bir parça siyaset serpiştirip tadını mı kaçırıyoruz? Ben şahsım adına bundan böyle tercihini daha net ortaya koymak istiyorum: Antalya’nın güzelliklerini, Kemer’in değerlerini ve bölgemizde yapılan iyi işleri daha fazla paylaşmayı yeğleyeceğim. Çünkü Antalya, kimimizin doğduğu, kimimizin doyduğu, kimimizin çocuklarını büyüttüğü m...
  • Bayramın Gerçek Anlamı: Paylaşmak, Hatırlamak ve Umudu Kaybetmemek

    26 Mayıs 2026 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kurban Bayramı, sadece takvimde yer alan dini bir gün değil; paylaşmanın, dayanışmanın, kırgınlıkları geride bırakmanın ve insan olmanın yeniden hatırlandığı özel zamanlardan biridir. Bayram sabahı erken saatlerde sokaklara yayılan o tanıdık telaş, çocukların heyecanı, büyüklerin duaları ve kapıları çalan misafirler aslında bizi biz yapan değerlerin hâlâ yaşadığını gösterir. Bugün modern hayatın yoğunluğu içinde birçok şeyi hızla tüketiyoruz. Zamanı, ilişkileri, hatta bazen sevgiyi bile… Ancak bayramlar bize yavaşlamayı, birbirimizi yeniden...
  • Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına

    18 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına Bir ay boyunca sabırla, sükûnetle, kimi zaman içimize dönerek, kimi zaman paylaşarak yaşadığımız Ramazan’ı geride bıraktık. Her iftar sofrasında biraz daha çoğalan bereket, her sahurda edilen dua ve her gün tutulan oruçla aslında sadece aç kalmadık; ruhumuzu da doyurduk. Şimdi ise o güzel ayı uğurlayıp, bayramın sıcaklığına adım atıyoruz. Ramazan, sadece bir ibadet ayı değil; aynı zamanda hatırlama ayıdır. Unuttuklarımızı hatırladığımız, ihmal ettiklerimizi telafi etmeye çalıştığımız bir ...
  • Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

    31 Aralık 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı? Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, y...