logo

CİĞERLERİMİZ YANDI

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com
CİĞERLERİMİZ YANDI

Günlerdir ülkemin neredeyse dört tarafı yandı bitti. İçimiz buruk biri sönmeden bir diğeri başlıyor , hiç bir müdahale yeterli kalmazken kontrol altına dahi alınamadı İzmir’de ki yangınlar.
Rabbim beterinden korusun diyoruz fakat daha ne kadar beteri olabilir diye de düşünmeden edemiyorum.
Binlerce belki de milyonlarca ormanda yaşayan canlı yanarak kül oldu her açıdan ormanları yitirmenin acısı oksijenin azalması onlarca hektar ağacın yok olması zaten son derece korkunç senaryoları hazırladı bile.
Gün geçmiyor ki bir yangın haberi almayalım son bir kaç gündür Antalya’da da yangınların ardı arkası kesilmedi, hatta dün Lara ve güzelobada ki yangınlar şehir merkezine ve evlere kadar ulaştı. O kadar ürkütücü görüntüler elimize ulaştı ki inanın içim cız etti.
Hava sıcaklıklarının artması da elbette etkili ancak bilhassa orman yangınlarının fitilini ateşleyen bazı şuursuz vatan hainlerini de bu ülke affetmeyecek.
Hain diyorum çünkü terör suçunun başka bir hali de acımasızca vatanını ormanını yok etmeye çalışarak milletine ,yetişen her yeni nesil e böylesi bir yoksunluk bırakmak diyecek söz bulamıyorum yazıklar olsun.
Bizler ufacık bir fidanı dikerken bile önce ruhumuza sonra vatanımıza katkı sağlamayı düşünürken şu ahlaksızların yaptıkları affedilemez. En ağır cezaların ve yaptırımların uygulanması en büyük dileğim bu hainleri ne insan sayın ne de vatandaş ..
Turistik bölgelerde çıkan yangınlar için ranta mı kurban ediliyor diye de düşünülüyor ister istemez elbette torpille ormanı yakan ile otel vs yapmak için ateşlenen ormanlarımızı ranta kurban edenlere de tüm ülkenin hakkı da zaten helal olmayacaktır.
Doğduğu büyüdüğü kim bilir evini yuvasını bu topraklarda kurup da bu alev topunun içinde parmağı olan her birine de lanet olsun..

331 Kez Görüntülendi.

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Sapla Samanı Karıştırmadan, Antalya’nın Güzelliklerine Bakalım

    28 Ağustos 2026 Antalya, Genel, Kemer, Kemer Güncel, KONYAALTI, Köşe Yazıları, Turizm

    Antalya’da, özellikle de Kemer’de son dönemlerde bazı tartışmalara bakıyorum da insan ister istemez aynı soruyu soruyor: Biz gerçekten bu şehrin güzelliklerini mi konuşmak istiyoruz, yoksa her güzel işin üzerine bir parça siyaset serpiştirip tadını mı kaçırıyoruz? Ben şahsım adına bundan böyle tercihini daha net ortaya koymak istiyorum: Antalya’nın güzelliklerini, Kemer’in değerlerini ve bölgemizde yapılan iyi işleri daha fazla paylaşmayı yeğleyeceğim. Çünkü Antalya, kimimizin doğduğu, kimimizin doyduğu, kimimizin çocuklarını büyüttüğü m...
  • Bayramın Gerçek Anlamı: Paylaşmak, Hatırlamak ve Umudu Kaybetmemek

    26 Mayıs 2026 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Kurban Bayramı, sadece takvimde yer alan dini bir gün değil; paylaşmanın, dayanışmanın, kırgınlıkları geride bırakmanın ve insan olmanın yeniden hatırlandığı özel zamanlardan biridir. Bayram sabahı erken saatlerde sokaklara yayılan o tanıdık telaş, çocukların heyecanı, büyüklerin duaları ve kapıları çalan misafirler aslında bizi biz yapan değerlerin hâlâ yaşadığını gösterir. Bugün modern hayatın yoğunluğu içinde birçok şeyi hızla tüketiyoruz. Zamanı, ilişkileri, hatta bazen sevgiyi bile… Ancak bayramlar bize yavaşlamayı, birbirimizi yeniden...
  • Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına

    18 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına Bir ay boyunca sabırla, sükûnetle, kimi zaman içimize dönerek, kimi zaman paylaşarak yaşadığımız Ramazan’ı geride bıraktık. Her iftar sofrasında biraz daha çoğalan bereket, her sahurda edilen dua ve her gün tutulan oruçla aslında sadece aç kalmadık; ruhumuzu da doyurduk. Şimdi ise o güzel ayı uğurlayıp, bayramın sıcaklığına adım atıyoruz. Ramazan, sadece bir ibadet ayı değil; aynı zamanda hatırlama ayıdır. Unuttuklarımızı hatırladığımız, ihmal ettiklerimizi telafi etmeye çalıştığımız bir ...
  • Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

    31 Aralık 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı? Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, y...