Son Dakika


BAİB Başkan Yardımcısı Harun Öztürk: “İthalata Bağımlılığı Azaltmanın Yolu Üretim Kapasitesini Artırmaktır”
Öztürk, dış ticaret açığının Türkiye açısından üretimin niteliğini değiştirme gerekliliğini ortaya koyduğunu belirterek, yüksek teknoloji ürünleri ile üretimde kullanılan kritik girdilerin Türkiye’de üretilmesinin önemine işaret etti.
“Bir makineyi, yüksek teknoloji ürününü veya üretimde kritik bir girdiyi ithal etmek zorunda kalıyorsak, bunun alternatifi üretimi durdurmak değildir. Alternatifimiz; o ürünü Türkiye’de daha rekabetçi, daha kaliteli ve daha teknolojik biçimde üretebilir hale gelmektir” diyen Öztürk, Ar-Ge, inovasyon, üniversite-sanayi iş birliği, mesleki eğitim, dijital dönüşüm ve enerji verimliliği yatırımlarının üretim politikasının merkezinde bulunması gerektiğini vurguladı.
“Sanayicinin rekabet gücü korunmalı”
Küresel rekabet koşullarının giderek zorlaştığına dikkat çeken Öztürk, ihracatın artırılmasına yönelik politikalar oluşturulurken üreticinin ve ihracatçının üzerindeki maliyet baskısının da dikkate alınması gerektiğini ifade etti.
Enerji, işçilik, finansman, lojistik ve hammadde maliyetlerinin ihracatçının uluslararası pazarlardaki rekabet gücünü doğrudan etkilediğini belirten Öztürk, “İhracatçı açısından döviz geliri elde etmek kadar, o ihracatı hangi maliyetlerle gerçekleştirdiğimiz de önemlidir” dedi.
Batı Akdeniz’in ihracat potansiyeline dikkat çekti
Türkiye genelindeki dış ticaret verilerinin yanı sıra bölgesel ihracat performansının da değerlendirilmesi gerektiğini belirten BAİB Başkan Yardımcısı Harun Öztürk, Batı Akdeniz’in güçlü üretim ve ihracat kapasitesine sahip olduğunu söyledi.
Öztürk, “Batı Akdeniz’in ortaya koyduğu ihracat performansı, bölgemizin küresel pazarlarda önemli bir potansiyele sahip olduğunu gösteriyor. Bu potansiyeli yalnızca mevcut ürünlerimizi daha fazla satarak değil, ürünlerimizin işlenme seviyesini, teknoloji içeriğini, markalaşmasını ve katma değerini yükselterek büyütmeliyiz” ifadelerini kullandı.
“Hedefimiz daha fazla değil, daha nitelikli ihracat”
Türkiye’nin önümüzdeki dönemde ihracat politikasını üç temel hedef üzerinde şekillendirmesi gerektiğini kaydeden Öztürk, bu hedefleri “daha yüksek teknoloji, daha yüksek yerli katma değer ve daha yüksek ihracat değeri” olarak sıraladı.
Türkiye’nin güçlü bir üretim altyapısına, girişimci sanayicilere ve önemli bir ihracat tecrübesine sahip olduğuna vurgu yapan Öztürk, bu gücün teknoloji ve finansman imkanlarıyla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Öztürk açıklamasını şu sözlerle tamamladı:
“Dış ticaret açığını kalıcı biçimde azaltmanın yolu ihracatı yavaşlatmak veya üretimi daraltmak değil; daha çok yerli katma değer üreten, daha yüksek teknoloji kullanan ve dünyaya daha yüksek değerle ürün satan bir Türkiye inşa etmektir. Sanayicimizin beklentisi de budur, Türkiye’nin uzun vadeli kalkınma hedefi de bunu gerektirmektedir.”
BENZER HABERLER