logo

BİR BU EKSİKTİ

Sezen Turhan

Sezen Turhan
sturhan016@gmail.com
BİR BU EKSİKTİ

Efendim selamlar ekonomik krizin alıp başını gittiği şu günlerde dikkatimi çeken bir noktayı sizinle paylaşmak istiyorum.

Ortalık tarumar, insanlar barınma ve yeme içme ihtiyacını dahi zor karşılarken üstüne birde borçlu ölümler eklenmeye başladı. Türkiye’de ekonomik kriz nedeniyle borçlu sayısının artmasıyla birlikte reddi miras davalarında büyük bir artış yaşanıyor. Gençler, ölen aile üyelerinin kredi kartı ve kredi borçlarıyla karşılaşırken, miras reddi için başvuru süresi üç ay olarak belirleniyor.

 Bundan 10 yıl önce yüzde 30’larda olan reddi miras davası oranlarının yüzde 85’i aştığını belirten uzmanlar, hayata veda edenlerin geride kalan aile fertlerine ağır borçlar bıraktığını, bu sebeple son dönemde reddi miras davalarında artış yaşandığını vurguladılar , hal böyle olunca  kaçınılmaz olarak reddi miras davalarının arttığını , gençlerin aile büyüklerinin vefatı ile miras yerine borç ile karşı karşıya kaldığı görülüyor.

Hayatının başındaki genç  insanlar  için çok moral bozucu, iç acıtıcı bir tablo bu. Bunun temel nedeni kredi kartı ve ihtiyaç kredisi borçları. Aile fertleri vefat eden aile bireyinin borçları altında eziliyor. Reddi miras davaları maalesef ki her bir önceki yıllara göre de artış göstermekteymiş son derece üzücü , eskiden derken şunun şurasında 5/10 yıl geriye gittiğimizde ebeveynlerin hep çocuklarına kalıcı miras bırakmak için çırpındığını görüyorduk ancak görülen o ki Türkiye ekonomisinin ne halde olduğunun en acı tablosu reddi miraslar diyebiliriz. Allah cümlemizin yardımcısı olsun, ne diyelim evlatlara yakınlarımıza sadece iyi hatırlanabilmeyi dahi bırakabilmek görüldüğü üzere imkansız hale gelmiş durumda.

Asgari ücret zammından sonra emekliye verilen artış da zaten konuşulmaya bile değmezken kırmızı kartları ortada dolaştırsanız neye yarar dinletemedikten sonra .

Yukarıda bahsettiğim son zamanların acı bir gerçeği belki çoğumuzun etrafında şahit olduğumuz reddi miras davaları dönmekte fakat asıl sıkıntı bu hale gelmemizdeki faktörler , kimi neyi nasıl vatandaş mı toplayacak ? en kısa sürede bu gidişata dur denmediği müddetçe de daha nice davaları burada konuşmaya da devam ederiz düşüncesindeyim.

Sevgiler..

279 Kez Görüntülendi.
#

SENDE YORUM YAZ

İLGİNİZİ ÇEKEBİLECEK DİĞER KÖŞE YAZILARI

  • Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına

    18 Mart 2026 Köşe Yazıları

    Ramazan’ı Uğurlarken, Bayramın Tatlı Başlangıcına Bir ay boyunca sabırla, sükûnetle, kimi zaman içimize dönerek, kimi zaman paylaşarak yaşadığımız Ramazan’ı geride bıraktık. Her iftar sofrasında biraz daha çoğalan bereket, her sahurda edilen dua ve her gün tutulan oruçla aslında sadece aç kalmadık; ruhumuzu da doyurduk. Şimdi ise o güzel ayı uğurlayıp, bayramın sıcaklığına adım atıyoruz. Ramazan, sadece bir ibadet ayı değil; aynı zamanda hatırlama ayıdır. Unuttuklarımızı hatırladığımız, ihmal ettiklerimizi telafi etmeye çalıştığımız bir ...
  • Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı?

    31 Aralık 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Tahliye Kapısı Açıldı, Peki Vicdan Kapısı? Cezaevlerinde tahliyeler başladı. Kapılar açıldı, umutlar yeşerdi. Ancak ne yazık ki sokaklara yansıyan manzara, bu umudu kısa sürede gölgeledi. Daha dün cezaevinden çıkan bazı isimlerin bugün yeniden suç dosyalarıyla anılır olması, toplumda haklı bir öfkeyi de beraberinde getirdi. “Gerçek cezalılar” diye tabir edilen, suçu yaşam biçimi haline getirmiş kişiler, kaldıkları yerden devam ediyor. Ama madalyonun bir de diğer yüzü var. Bir de “kader mahkûmu” denilen bir gerçek var. Borç yüzünden, y...
  • Yangınlar Kader Değil, İhmallerin Sonucu

    23 Eylül 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Her yaz aynı manzara: Alevler yükseliyor, ormanlarımız kül oluyor, biz yine sadece izliyoruz. Sonra birkaç günlüğüne gündem oluyor, ardından unutuluyor. Ta ki bir sonraki yangına kadar… Artık açık konuşalım: Bu yangınların çoğu “kader” değil, ihmalin, duyarsızlığın ve sorumsuzluğun sonucu. Yetersiz önlemler, eksik ekipmanlar, geç müdahaleler… Ve en acısı, bilinçsiz insanların doğayı hoyratça kullanması. Bir ormana atılan izmarit, söndürülmemiş bir mangal, doğada bırakılan cam şişe… Bunların her biri sadece bir dikkatsizlik değil, cinayet...
  • MUSTAFA KEMAL’İN ASKERLERİYİZ

    28 Ağustos 2025 Köşe Yazıları, Tüm Manşetler

    Herkese selamlar, bu hafta ki köşe yazımın çok daha büyük bir önemi var, dilim döndüğünce gönlümdeki , zihnimdeki önemini paylaşmaya çalışacağım.. ÜLKENİN düşman işgalinden kurtulduğu büyük zaferin yıldönümü... Başkomutan Mustafa Kemal Atatürk'ün 26 Ağustos 1922 sabahı Kocatepe'den verdiği taarruz emri, genç Türkiye'nin özgürlük öncesi attığı son adım olarak geçti tarih sayfalarına. Saat 04.30'da Türk topçusunun ateşiyle başlayan Büyük Taarruz, Mehmetçiğin süngü savaşıyla devam ederken 30 Ağustos 1922'de savaş, Türk ordusunun kesin zafe...